yeryuzukitap.com

Sayfiyeden Metropole Boğaziçi'nde Koruma

ISBN
9786057703033
Sayfa Sayısı
232
Basım Tarihi
2019
Kapak Türü
Karton Kapak
Dili
Türkçe
Stok Miktarı: 5
%30 İNDİRİM
49,00 TL
34,30 TL
Sayfiyeden Metropole Boğaziçi'nde Koruma
Sayfiyeden Metropole Boğaziçi'nde Koruma
İlgi Kültür Sanat Yayınları
34.30
Boğaziçi mehtapları gibi Boğaziçi yalıları da rüya olmuş bir gerçeğin zaman ve mekân içinde tasviridir.
Mehtaplar Boğaziçi'nin birinci senfonisiydi: gümüş senfoni...
Yalılar Boğaziçi'nin ikinci senfonisidir; altın senfoni... (Ruşen Eşref Ünaydın/Boğaziçi Yakından)

Mezarlıklarda dindar ve ulvi serviler vardı. Bunlar sanki hiçbir adiliği görmemek için hep göğe ve yüksekliklere bakar gibiydiler. Bazen de güya bir manevi teessürle başlarını bir tarafa eğerlerdi. Mezarların ayakuçlarındaki taşlarda da bu hisli servilerin başlarının yine aynı teessürle bir tarafa eğilmiş olduklarını görürdük. Eski Boğaziçi mezarlıklarında daha çok servi vardı...
(Abdülhak Şinasi Hisar/Boğaziçi Yalıları)
Bineyim bir Boğaziçi vapuruna günün birinde. Bebek'le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım; kimseler yoksa denizin içine bırakıvereyim kendimi...
(Sait Faik Abasıyanık/Lüzumsuz Adam)
Deniz kıyılarına denizle dudak dudağa yalılar dizilmiş. Boğaziçi yalıları Haliç yalıları Marmara yalıları. Şehrin etrafında mesireler çayırlar dere boyları...
(Reşat Ekrem Koçu/Erkek Kızlar)
Etrafımızdaki abidelere bu güzel şehre Boğaziçi köylerine ve İstanbul'un ücra semtlerine onlara dair soracağımız ne kadar çok şey vardı...
(Ahmet Hamdi Tanpınar/Yaşadığım Gibi)
  • Açıklama
    • Boğaziçi mehtapları gibi Boğaziçi yalıları da rüya olmuş bir gerçeğin zaman ve mekân içinde tasviridir.
      Mehtaplar Boğaziçi'nin birinci senfonisiydi: gümüş senfoni...
      Yalılar Boğaziçi'nin ikinci senfonisidir; altın senfoni... (Ruşen Eşref Ünaydın/Boğaziçi Yakından)

      Mezarlıklarda dindar ve ulvi serviler vardı. Bunlar sanki hiçbir adiliği görmemek için hep göğe ve yüksekliklere bakar gibiydiler. Bazen de güya bir manevi teessürle başlarını bir tarafa eğerlerdi. Mezarların ayakuçlarındaki taşlarda da bu hisli servilerin başlarının yine aynı teessürle bir tarafa eğilmiş olduklarını görürdük. Eski Boğaziçi mezarlıklarında daha çok servi vardı...
      (Abdülhak Şinasi Hisar/Boğaziçi Yalıları)
      Bineyim bir Boğaziçi vapuruna günün birinde. Bebek'le Arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım; kimseler yoksa denizin içine bırakıvereyim kendimi...
      (Sait Faik Abasıyanık/Lüzumsuz Adam)
      Deniz kıyılarına denizle dudak dudağa yalılar dizilmiş. Boğaziçi yalıları Haliç yalıları Marmara yalıları. Şehrin etrafında mesireler çayırlar dere boyları...
      (Reşat Ekrem Koçu/Erkek Kızlar)
      Etrafımızdaki abidelere bu güzel şehre Boğaziçi köylerine ve İstanbul'un ücra semtlerine onlara dair soracağımız ne kadar çok şey vardı...
      (Ahmet Hamdi Tanpınar/Yaşadığım Gibi)
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat